Veri gelmeden danışman: Dima'nın dört seviyesi
Dima defterinizi görmeden de çok şey söyler: önce sektörünüzü bilir, sonra şirketinizi, rolünüzü ve sizi.
Nasıl çalışır21 Ekim 20265 dk okuma

Web sitesi bile yeter
Şirketinizin adını ya da web sitesini verdiğiniz anda Dima sektörünüzü, ülkenizi ve yerinizi bulur. Sektörün ekonomisini, bilinen sıkıntılarını ve denenmiş çözümlerini, dünyanın size nereden dokunduğunu söyler; şirketinize dair her sözünü tahmin diye etiketler.
Web sitesi şirketin ne sattığını, kimlere sattığını ve nerede çalıştığını anlatır. Dima bunları okur, sektöre ve bölgeye bağlar. Sizden bir form doldurmanız ya da bir sistem kurmanız istenmez; konuşma bu birkaç bilgiyle başlar.
Bu, veri gelene kadar beklemek yerine bilinenle başlamaktır. Bir şirketin sektörü, bulunduğu bölge ve müşteri yapısı, hangi sorunlarla karşılaşma ihtimalinin yüksek olduğunu büyük ölçüde belirler. Dima bu ihtimalleri sıralar ve ilk konuşmayı buna göre kurar.
Tahmin etiketi çalışma düzeninin parçasıdır. Her tahminin neye dayandığı ve hangi veriyle sınanacağı yazılıdır; Dima bilmediği bir şeyi bildiğini söylemez. Veri geldiğinde sonuç ortadadır: tahmin ya tutmuştur ya tutmamıştır.
Seviye 1: dünya, ülke, sektör
Kur, faiz, emtia, mevzuat ve sektörün göstergeleri her gün izlenir. Bir yapı malzemesi dağıtıcısında nakdin en çok vadeden sıkıştığını bilir ve ilk sorusunu buna göre sorar: "Satışınızın ne kadarı müteahhide vadeli?"
Bu seviyede Dima şirketinizin verisine ihtiyaç duymaz. Kuru, faizi, hammadde fiyatlarını ve mevzuat değişikliklerini izler; bunların sektörünüzü nasıl etkilediğini bilir. Haberin tamamını size okutmaz: dokunanı söyler, dokunmayanı susturur.
Sorularını da buradan çıkarır. Dağıtıcıya vadeyi sorar; üreticiye kapasite doluluğunu ve hammadde alışını. Soru, sektörün ekonomisinin nerede sıkıştığını bilmekten gelir; rastgele bir anket değildir.
Seviye 2: şirket; tahmin ölçüme döner
İlk dosya geldiğinde tahminler şirketin sayısıyla sınanır ve sonuç açıkça söylenir: "Tahminim tuttu: alacak gününüz sektörün üstünde." ya da "Tutmadı; sizde sorun stok değil vade." Yanlış çıkanı Dima düzeltir ve gören herkese söyler.
Bu ilk dosya bir mizan, bir banka gün sonu, bir fatura listesi ya da açık kalemler olabilir. Dima hangisi geldiyse onunla başlar; sonradan gelenler tabloyu tamamlar. Dosyanın ne olduğunu ve hangi döneme ait olduğunu içeriğinden anlar.
Demodaki kurgu şirketimiz Kaya Yapı'da bu şöyle işler. Dima'nın ilk tahmini, yapı malzemesi sektöründe nakdin vadeden sıkıştığıdır. Dosyalar geldiğinde sayı ortaya çıkar: vadesi geçmiş alacak 2,1 milyon TL, Eylül sonuna göre %18 fazla ve Kocaeli'deki üç müşteride toplanmış. Sorun şirketin geneli değil, üç müşteridir.
Ölçüm iki yönde de değer taşır. Tahmin tutarsa şirket sektörün bilinen sorununu kendi sayısında görür ve neyin peşine düşeceğini bilir. Tutmazsa Dima'nın varsayımı değişir; sorun başka yerdedir ve araştırma oraya kayar. Her ölçümün hesabı açık durur: hangi dosyadan, hangi satırlardan ve hangi tanımla geldiği. Sayıyı Dima değil, sürümlü tanım hesaplar.
Veri geldikçe ne olur?
Dima her şeyin hazır olmasını beklemez. Önce bir dosya yeter; birkaç gün içinde bankanın gün sonu ve faturalar kendiliğinden gelmeye başlar. Her yeni kaynak, elindeki tahminlerden bir kısmını ölçüme çevirir ve şirketin tablosunu bir adım daha netleştirir.
Eksik olan da açıkça söylenir. Beklenen bir kaynak gelmediyse Dima bunu "sorun yok" diye yorumlamaz: olay olmadı değil, veri gelmedi der ve o kaynağı ister. Tablo elde olanla kurulur; olmayan veri uydurulmaz, boşluk olarak gösterilir.
Seviye 3 ve 4: rol ve kişi
Finans müdürüyle finansın, üretim müdürüyle üretimin diliyle konuşur. Zamanla kişiyi tanır: tercihini, üslubunu, dününü. Hem danışmandır, değerlendirir ve önerir; hem asistandır, hazırlar, yürütür ve takip eder.
Roller arasındaki fark yalnız dil değil, önceliktir. Finans müdürü vadeyi, nakit haftalarını ve kredi sözleşmelerindeki oran sınırlarını; üretim müdürü kapasiteyi ve iş emirlerini; satın alma sorumlusu fiyatı ve zam yazılarını; satış müdürü müşteriyi ve verilen sözleri görmek ister. Aynı gerçeği her biri kendi işinin gözünden okur; Dima cevabı buna göre kurar ve sade bir özetle yetinmeyip hesabı da gösterir.
Kişi seviyesi zamanla oluşur. Hangi saatte, hangi kanaldan, ne kadar ayrıntıyla yazılmasını istediğinizi öğrenir. Sabah kısa mesajı mı seversiniz, sesli özeti mi; bir konuyu ilk kez mi duyuyorsunuz, yoksa dünkü konuşmanın devamı mı? Bunları bir kez söylemeniz yeter, tekrar etmeniz gerekmez.
Aynı soru, farklı kişiler
Örnek bir soru: "Nakit neden sıkışıyor?" Dima bunu dört seviyede birden cevaplar. Sektörde nakdi çoğu zaman alacak vadesinin sıkıştırdığını bilir. Şirkette vadesi geçmiş alacağın 2,1 milyon TL olduğunu, Eylül sonuna göre %18 arttığını ve üç müşteride toplandığını bulur.
Rol seviyesinde cevabı konuştuğu kişiye göre kurar. Finans müdürüne 13 haftalık nakit planını ve en düşük noktanın 7. haftada olduğunu gösterir; patrona tek cümlelik hükmü ve bekleyen kararı söyler.
Kişi seviyesinde kanalı seçer: Ahmet Bey'e sabah 06:30'da WhatsApp'ta tek mesaj, isterse sesli arama. Dört cevap ayrı ayrı değil, tek konuşmada gelir.
Seviyeler üst üste
Yeni seviye eskisini silmez, keskinleştirir. Şirketi tanıyan Dima dünyayı bilmeyi sürdürür; tek cevapta sektör, şirket, rol ve kişi birlikte konuşur.
Bir örnek: Euro bir sabah %3 yükselir. Dünya seviyesinde bu bir haberdir. Şirket seviyesinde Dima, alış fiyatları üzerinden bu ayın maliyetine yaklaşık 180 bin TL ekleneceğini hesaplar. Rol seviyesinde finans müdürüne nakdin hangi haftada etkilendiğini gösterir. Kur tahmini yapmaz; olan dalganın nakit alt sınırınızı nereden zorladığına bakar.
Satın almada da aynı birleşim işler. Bir tedarikçi %9 zam isterken sektörün iç piyasa fiyatı aynı hafta %5,5 yükselmişse, zammın 3,5 puanı yalnız o tedarikçiye özgüdür. Dima bunu satın alma sorumlusuna rakamıyla ve pazarlıkta kullanabileceği çerçeveyle birlikte getirir.
Bu birleşim zamanla derinleşir. Kaya Yapı'da kurulduğu gün patronla dünyadan şirkete uzanan bir konuşma başlar; otuzuncu günde finans ve imalat müdürleri kendi alanlarının ayrıntısında Dima'yla çalışır; birinci yılda satış, satın alma ve yönetim için dünyadan size tek cevap gelir.
Seviyeler birbirini sınar. Sektör bilgisi şirketin sayısıyla doğrulanır, şirketin sayısı sektör bilgisiyle yorumlanır. Biri yanlış çıktığında bu görünür olur ve Dima düzeltir.
Sınır: neyi yapmaz
Dima müşavirlik, bağımsız denetim ya da yatırım danışmanlığı değildir. Mali müşavirinizin ve denetçinizin yerine geçmez; her sayının izini ham kayda kadar gösterdiği için onlarla birlikte çalışabilir.
Karar ve yetki sizdedir. Dima bilmediğini söyler ve soruyu bilene sorar; şirketinize dair bilmediği bir şeyi tahminle doldurmaz, tahmin diye etiketler.
Her cümlenin hangi seviyeden geldiği de görülür. Dünyaya dair bir söz haberden, şirkete dair bir söz kendi kaydınızdan, bir tahmin ise bir varsayımdan gelir ve öyle etiketlenir. Kaynağını gösteremediği bir şeyi Dima söylemez.
Bu yüzden veri gelmeden başlamak bir risk değil, doğru sıradır: önce dünya, sonra şirket, sonra siz. Her seviye bir öncekinin üstüne kurulur ve hepsi aynı kayda dayanır.